GÜNDEMİ TAKİP EDİN

Haberler

Zayıflama Diyetleri Hakkında Yanlış Bilinenler: Ketojenik Diyet

SAHİL SEZONU AÇILDI! HEPİMİZ İÇİN TÜM YILIN YORGUNLUĞUNU VE KIŞIN SOĞUKLUĞUNU İYİCE ATTIĞIMIZ ZAMANLAR GELDİ. E BU RUHANİ HAFİFLEMENİN YANINDA HER BİRİMİZDE BEDENİ DE BİR HAFİFLETME İHTİYACI DA DOĞUYOR. BUNUN İÇİN BİLDİĞİMİZ EN İYİ YÖNTEMLERDEN BİRİ DE DİYET. BİLDİĞİMİZ ESKİ USUL DİYETLERİN YANINDA HER AN YEPYENİ DİYET TÜRLERİ DE DOĞUYOR, İNTERMİTTENT FASTİNG, AKDENİZ DİYETİ, TAŞ DEVRİ DİYETİ...

Aslına bakarsınız diyet olarak bildiğimiz bu yaklaşımlar bir beslenme şekli. Bu beslenme şekli arasında bir tanesi var ki zayıflama uğruna son zamanlarda epeyce popülerleşen ama aslında tedavi amaçlı bir beslenme şekli olan ve özellikle doktor ve diyetisyen kontrolünde uygulanması gereken bir yaklaşım. Ketojenik diyet.

1920’li yıllarda geliştirilen ve epileptik bireylerde kullanılan bir beslenme tedavisi olan bu yaklaşım, günümüzde yüksek proteinli ve zayıflamaya yardımcı bir diyet olarak algılanıyor. Oysa ki işin aslında ketajonik diyet bilinenin aksine protein alımını kısıtlıyor, karbonhidrat içeriğini günde 50 grama düşürüyor ve yağ içeriğini oldukça artırıyor. Çalışma prensibi ise tam olarak şu şekilde; insülin baskılanarak enerji için yağ kullanılıyor. Yağ içeriğinin bu kadar yüksek, karbonhidratın ise düşük olmasının sebebi de bu. Ketojenik diyetin en önemli özelliklerinden biri karaciğerde keton cisimciklerinin (yağ yakımından sonra ortaya çıkan metabolik bir bileşik) üretimine neden olması. Vücudun bu şekilde çalışmasının sağlanması yapılan bazı çalışmalarda epilepsi hastalarının geçirdiği nöbet sayılarının azalmasını sağlamış. Ama sağlıklı bireylerde bu diyeti uygulamak yarardan ziyade zarar getirebiliyor.

İlk görülen etkilerden biri diyetin uygulanmaya başlandığında ilk dönemlerinde dehidratasyon (vücudun susuz kalması) görülmesi. Bunun yanında kanda uzun süre keton cisimciklerinin yüksek olması, ketozise neden olabiliyor. Ketojenik diyetin yüksek yağlı bir diyet olması, kanda kolesterol ve trigliserit düzeylerinin yükselmesine ve buna bağlı olarak da kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına yol açabiliyor. Ayrıca kalsiyum emilimini azalttığı için kemik sağlığının olumsuz yönde etkilenmesine neden oluyor. Tüm bunlara ek olarak, Ketojenik diyetin uzun süre uygulanması, konstipasyon (kabızlık), vitamin ve mineral yetersizlikleri (özellikle D vitamini, kalsiyum ve selenyum) ve böbrek taşı gibi birçok hastalık ve sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Bunun yanı sıra birçok uzman ve ketojenik diyeti öneren çalışma, 6 aydan uzun bir süre uygulanmaması gerektiğinin önemle altını çiziyor ve kilo vermek için uygulanan bir zayıflama diyeti olarak algılanmamasını vurguluyor. Ayrıca ketojenik diyetin bir beslenme tedavisi olarak uygulandığı hastalıklarda bile mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolü gerekiyor. Hal böyleyken, son derece dikkatli bir biçimde ele alınması gereken ve bir tedavi şekli olan bu beslenme türünü zayıflama amaçlı bir diyet olarak uygulamadan önce bir kez daha düşünün deriz.

Haberlere dön