GÜNDEMİ TAKİP EDİN

Haberler

Peki Doğru Pişiriyor Muyuz?

BUGÜNE KADAR NE YİYECEĞİMİZ, HANGİ GIDALARI TÜKETİRSEK DAHA SAĞLIKLI BİR DİYET ELDE EDECEĞİMİZ, HANGİLERİNİ ÇOK TÜKETİRSEK HÜSRANA UĞRAYACAĞIMIZ KONUSUNDA BİR SÜRÜ ŞEY OKUDUK. PEKİ, BUNLARI NASIL PİŞİRMEMİZ GEREKTİĞİNİ DE ÖĞRENDİK Mİ? BİLMEYENLER, BU YAZI SİZİN İÇİN.

Ne yiyeceğimizi biliyoruz; ama bir de bunun nasıl yeneceği kısmı var...

Sağlıklı beslenmenin sadece doğru gıdaları seçmekten oluşmuyor, bir de seçtiğiniz gıdaların pişirilme şekilleri var.

Birçok vitamin ve mineral, ısıya, ışık sızıntısına hatta herhangi bir metale temas etme durumunda bile içerisindeki besin değerini kaybedebiliyor. Sadece vitamin ve minerallerin değil proteinlerin de fazla ısıl işleme maruz kalmaları sonucunda yapıları bozulabiliyor. Bu yüzden ne yediğimiz kadar nasıl tükettiğimiz de büyük önem kazanıyor. Yani işler bildiğiniz gibi değil...


Eti ve sebzeyi aynı tahta ve bıçakla doğramıyorsunuz, değil mi?

Yok, yapmazsınız. Hepimiz biliyoruz ki (ya da şimdi öğreniyoruz), eti doğradığımız bıçak veya tahtanın üzerinde sebzeleri doğrarsak etteki mikroorganizmalar çiğ tüketeceğimiz sebzelere de bulaşır ve bu mikroorganizmaları doğrudan vücudumuza almış oluruz. Bu nedenle bulaşmaları engellemek amacıyla her besin grubu için farklı ekipmanlar kullanmalısınız yada her kullanım sonrasında ekipmanlarınızı ve ellerinizi çok iyi yıkamalısınız. “Ben zaten bunu biliyordum canım...”

Et grubu özen ister!

Et grubunun pişirme yöntemlerinde dikkat edilmesi gereken birkaç püf noktası var. Öncelikle, etler kesimden hemen sonra pişirilmemeli. Bunun nedeni Rigor Mortis dediğimiz “ölüm sertliği”. Sakin, düşündüğünüz gibi bir şey değil... Etler, kesimden hemen sonra oluşan sertliği yok etmek için, kesildikten sonra en az 6-12 saat bekletilmeli. Etin pişirme derecesi ise önemli olan bir diğer konu. Yüksek derecede pişen etlerde vitamin kaybı olabilir. Bu nedenle et için en iyi pişirme yöntemi üzeri kapalı olarak kendi nemiyle ya da domates gibi sulu besinlerle orta sıcaklıkta pişirmektir. Fırında pişirmeyi tercih edenler ise üzeri kapalı olarak pişirebilir. Yöntem çok, ete gereken özeni gösterelim.

Mangal işi bizde diyenlere...

Mangal kömüründe ızgara yapılırken oluşan dumanın besine sinmesiyle polisiklik aromatik hidrokarbonlar oluşur ve ne yazık ki bu madde kanser yapıcı bir etkendir. Bu maddelerin oluşmaması için besinler doğrudan kömür ateşi ve diğer türdeki yüksek sıcaklığa en az 15 cm uzak olacak şekilde yavaş yavaş pişirilmeli ve kesinlikle yanmamalı. Tamam, odunun ya da odun kömürünün yarattığı o isli tadı seviyor olabiliriz ama, önce sağlık...

Bazı şeylerin aceleye gelmesi iyidir!

Sebzeler mümkün olduğunca kısa sürede, buharda pişirme yöntemi ile veya çok az su ile pişirilmeli. Doğranan sebzeler bekletilmeden pişirilmeli. Doğranmış sebzeleri pişireceğiniz zaman, suyu kaynama sıcaklığına getirip ısı ayarını düşürdükten sonra sebzelerinizi ekleyin, böylece vitamin ve mineral kaybını en aza indirebilirsiniz. Mutfakta hız kazanmanın yolları...

C vitaminini es geçmek olmaz. C vitamini düşen kan basıncı, artan dopamin seviyesi ve azalan kortizol hormonu sayesinde stresi azaltıyor. Yeşil yapraklı sebzeler, domates, turunçgiller, kivi gibi besinler C vitamini bakımından zengin olan grubun içinde. C vitaminini özellikle sabahları almaya dikkat edin. Gün sonuna doğru enerjiniz düşsün istemeyiz.

Baklagilleri hep yanlış tanıdık.

Kurubaklagil denince aklımıza ilk gelen özellikleri gaz yapıcı olmaları. Ancak kurubaklagillerinizi pişirmeden önce ıslatırsanız içinde bulunan gaz yapıcı oligosakkaritlerin bir kısmı ıslatma suyuna geçer ve bu suyun dökülmesiyle birlikte gaz yapıcı özelliği azalır. Ayrıca sulu ısıda pişireceğiniz kuru baklagillerin pişirme suyunu atmayarak besin kaybını en aza indirebilirsiniz. Daha kolay pişmesi içinse düdüklü tencere tercih edebilirsiniz. Onların bu kötü şöhretlerini yenebiliriz!

Makarnanın suyunu kim döker ki?!.

Özellikle sıkca yapılan bir yanlış, makarna suyunun dökülmesidir. B grubu vitaminler pişme suyuna geçer. Tahıl ürünlerinin kavrularak pişirildiğinde B vitamini ve protein yönünden kayıplara uğradığını söyleyebiliriz. Bu nedenle bu besinleri pişirirken az suda haşlayarak ve suyunu çektirerek pişirmeye dikkat edelim. Bu yöntem makarnayı daha besleyici yapıyorsa neden olmasın ki?!. Yaşasın makarna yemek!

Besin etiketi okumak önemlidir!

Son olarak... Hangi besini seçtiğimiz, onu ne kadar ve nasıl tükettiğimiz şöyle bir kenarda dursun, bir de besinlerin üzerindeki etiketlere odaklanalım. Çünkü, her ne kadar varlıklarını bilsek de bu küçük etiketlere gereken önemi vermiyoruz. Ama unutmayalım ki tükettiklerimizin içinde neler olduğunu bize söyleyenler onlar.

Eveeet, bu yazıyı da okuduğunuza göre “aman ben duymadım, hiç bilmiyordum” demek yok. Doğru ve sağlıklı beslenmek için tükettiğimiz gıdaları seçerken gösterdiğimiz özeni onları keserken, pişirirken hatta marketten aldığımızda etiketlerini okurken de gösterelim.

Gıda Endüstrisinde Hijyen ve Sanitasyon. Prof. Dr. Mustafa Tayar, Velaaddin Kılıç

Haberlere dön